Hayatımızı Etkileyen Amigdala ve Karar Merkezi

Amigdala, Duygusal Hafıza, Kararlarımız
Amigdala duygusal davranışlarımızın aktive edildiği duygusal zekadır. Stresli durumlarda tehlikeye daha iyi dikkat edebilmek için acıyı daha az hissedersiniz. Bu karmaşık duyular beyindeki farklı bölgeleri aktive eder. Amigdala, hepsini organize eden bir merkezdir. Amigdala ortadaki temporal lobun iç kısmında bulunan subkortikal yapıdır. Hipokampus, hipotalamus ve orbitofrontal korteksle beraber duygusal beynin veya limbik sistemin bir kısmını oluşturur. Tüm duyusal bilgi beyinde önce talamus denilen merkeze uğrar ve buradan doğrudan amigdalaya ulaşır.
Yani, Amigdala, beynin en ilkel kısmını oluşturur. Dürtüler duyguları aracı olarak kullanır ve her dürtünün çıkış noktası coşkun bir duygunun eylemler yoluyla kendini ifade etmeye çalışmasıdır. Bu yüzden, mantıklı düşünme yetimiz duygularımızın buyruğu altına girer.
Amigdalası alınmak zorunda kalan genç bir insanın yaşamı keskin bir değişime girmiş, olayların duygusal yetersizlik ve duygusal körlük oluşmuştur. İnsanlarla iç içe yaşamayı seven, çok iyi konuşabilen bir yapıya sahip iken, yakın arkadaşlarına karşı kayıtsız bir durumda, herkesten uzak yapayalnız yaşamayı tercih etmiştir. Bu kayıtsızlığına karşı yakınlarının çektiği acılara bile duyarsız kalmıştır. Ağlamayı da unutmuştur.
 
Bağımlılıklarımızın Kaynağı…
Standart bir Amerikan Teşhis Kılavuzuna göre; çoklu bağımlılığın her biri belirli bir maddeye ya da aktiviteye bağlıdır ve fikir birliği ile varılan şey; bunların ortak bir beyin prosesinin temelindeki çoklu ifadeleri temsil edebilmesidir.
Bağımlılığın gelişmesinde beynin ödül merkezi olarak bilinen Ventral Tegmental alan, beynin muhakeme, karar verme, dürtü denetimi gibi birçok fonksiyonlarından sorumlu Frontal Korteks, duyguların yönetiminden sorumlu Amigdala, öğrenme ile ilişkili Nucleus Accumbens ve Striatum gibi birçok beyin bölgesi sorumludur.
 
Uyuşturucu madde, sigara, alkol ya da diğer bağımlı olunan alışkanlıklar…
Bağımlılık yapan uyuşturucular, beynin ödül sistemine dopamin basarak kestirme yoldan ulaşma sağlar. Hipokampus, bu ani, hızlı tatmin olma hissini anı olarak saklar ve amigdala da bu belirli uyarıcıya şartlı tepki yaratır.
Tekrar edilen bağımlılık yapan madde ya da davranış ödül merkezindeki ve prefrontal korteksteki (planlama ve yönetime ait işlerden sorumlu bölge) sinir hücreleri beğenmenin istemeye döndüğü bir şekilde iletişime girer ve böylelikle de bizim bunun arkasından gitmemize yol açar. Bir başka deyişle,bu proses bizi zevkin ve hazzın kaynağını aramaya yönelik harekete geçirir.
Aynı zamanda dopamin, Nucleus Accumbens ve Striatum gibi beynin öğrenme ile ilgili bölgelerini de etkileyerek öğrenme yetisinin bozulmasına neden olur. Madde bağımlılığı gelişen kişilerin aynı zamanda yeni bilgiyi öğrenme, kaydetme ve hatırlama yetilerinde de bozukluk gelişmektedir. Tekrarlayıcı ve aşırı dopamin salınımı doğal ödüllendirici olarak bilinen ve normal şartlarda kişiye keyif veren yemek yeme ve sanattan-müzikten keyif almasına da engel olmaktadır.
 
Kadınlar bağımlı olmaya daha meyilli…
Yapılan çalışmalar sonucunda, kadın üreme hormonları sebebi ile, kadınların erkeklerden daha kısa sürede daha düşük miktarda madde/alkol kullansalar bile daha hızlı bir şekilde bağımlılık geliştirmektedirler. Düşük miktardaki maddelerden daha fazla etkilenmektedirler. Kadınların kullanmış oldukları maddelerin tıbbi, psikiyatrik ve olumsuz sosyal ve toplumsal sonuçları erkeklere göre daha fazladır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir