SİGARA, BAĞIMLILIK ve TERAPİ

Sigara ve sigara dumanı; katran, karbon monoksit ve nikotine ek olarak amonyak, arsenik, hidrojen siyanür, formaldehit ve metan gibi son derece zehirli olan 4.000’den fazla kimyasal madde içerir.

Dünyadaki en yaygın bağımlılık şeker bağımlılığından sonra sigara bağımlılığıdır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sigara içenleri üç ayrı kategoride değerlendirilmiştir:

  1. Son 1 ay içinde her gün en az bir adet sigara içen kişiler,
  2. Sigara içen ama son 1 ay içinde her günden daha seyrek içen kişiler,
  3. Ara sıra (sosyal ortamlarda vb.) içen kişiler.

Ayrıca, yaşamı boyunca toplam 100 adet sigara içmiş olan kişi sigara içen olarak kabul edilmektedir.

Türkiye, sigara içme oranları ile Avrupa’da erkekler arasında en çok sigara içilen ülkeler arasındadır.

1988 PİAR Araştırması’na göre; erkeklerin % 62.8’i, kadınların % 24.3’ü ve tüm toplumun % 43.6’sı, 1993 BİGTAŞ Araştırmasına göre; erkeklerin % 57.8’i, kadınların % 13.5’i ve tüm toplumun % 33.6’sı sigara içmektedir.

Türkiye diğer ülkeler arasında yaklaşık 20 Milyon sigara tüketen insan rakamıyla en fazla tütün tüketen 10. ülke konumundadır.

Sigaranın Zararları

Nikotin, eroin kadar bağımlılık yapma özelliğine sahip bir maddedir.

Katran, atardamarların iç duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olur.

Kadınlarda doğurganlığı azaltır.

Erkeklerde iktidarsızlığa yol açtığı ispatlanmıştır.

Sigara içen ailelerin bebeklerinin düşük kiloda ve erken doğduğu kaydedilmiştir.

Bu bebekler aynı zamanda diğer bebeklere göre daha çok ağlamakta ve daha az uyumaktadırlar.

Sigara içenlerin çocuklarında bronşit, zatürre ve astım görülme ihtimali daha fazladır.

Sigaranın, başta akciğer kanseri olmak üzere lösemi, dudak, ağız, dil, gırtlak, özofagus (yemek borusu), pankreas, böbrek ve mesane kanserleri, kronik bronşit ve amfizem (KOAH), koroner kalp hastalığı, serebrovasküler hastalık gibi son derece ciddi sonuçları olan hastalıklara yol açan faktörlerin en önemlilerinden birisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Sigara, güçlü ve tehlikeli bir bağımlılıktır.

Nikotin vücuttaki mutluluk hormonlarının etkinliğini arttırarak psikolojik ve fizyolojik bağımlılığını sağlamlaştırır ve kullanılmadığı takdirde bu hormonların yoksunluğunu yaratır. Bu yoksunluk hissinin ardından sigara tüketen kişilerde, mutluluk hormonu ihtiyacı tamamen nikotinle sağlanır. Bu yüzden sigara, güçlü ve tehlikeli bir bağımlılıktır.

Sigara kullanımının olumsuz etkileri yalnızca sigara içen kişilerle sınırlı değildir, sigara dumanından pasif olarak etkilenenlerde de ciddi sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır. Çeşitli çalışmalarda evlerin %60-80’inde sigara içen en az bir kişinin bulunduğu ortaya konmuştur.

Fiziksel (Nikotin) Bağımlılık ve Psikolojik (Bilinçaltı) Bağımlılık

Nikotin ve bilinçaltı olarak iki tip bağımlılık yapan sigara,  fiziksel ve psikolojik olarak etkiler. Yorgunluk, hassasiyet, depresyon, sinir bozukluğu, kızgınlık, konsantrasyon bozukluğu, uyuma güçlüğü ve iştah artışı sigarayı bırakışın ilk 48 ile 72 saati arasında nikotin eksikliğine bağlı gelişirken, psikolojik olarak bağımlılık, normal zamanlarda her yemek yedikten sonra, stresli anımızda veya neşeli dakikalarımızda yaktığımız sigaranın bizde oluşturduğunu düşündüğümüz suni mutluluk inancımızdan kaynaklanmaktadır.

Sigara Bağımlılığından Kurtulmanın Yolları

Sigara bağımlılığında kurtulmak için, tek bir tedavi yöntemi yoktur.

Nikotin bantları, ilaçlar, akupunktur, biyorezonans terapisi gibi çeşitli tedavi yöntemleri vardır. Herkeste farklılık gösteren fiziksel- ruhsal- davranış modelleri nedeniyle, metotların işe yarama oranı da kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bu nedenle kişinin bağımlılığa karşı duyarlılığını anlayabilmek için öyküsünün iyice analiz edilerek tedaviye yönlendirilmesi gerekmektedir.

Kuantuma dayanan yeni bir terapi metodu Biyorezonans

Kuantum mekaniği gerçeğine dayanan bir teknik olan biyorezonans (biorezonans) terapisi ile vücutta olmaması gereken maddelerin nötrleşmesini sağlar. Nikotin de vücutta olmaması gereken bir maddedir. Biyorezonans yöntemi ile önce insan vücudundaki sigara ile oluşan ışınımın dalga özellikleri ölçülerek tespit edilir. Sonra bu ışınıma onun özelliklerine zıt karşıt dalga gönderilerek sıfırlaması sağlanır.

Tam olarak Biyorezonans Terapisi Nedir?

İnsan vücudundaki hücreler, dokular, organların hepsinin kendine özgü farklı frekansları, enerjileri ve titreşimleri vardır. Bu titreşim ve enerjinin bir dalga boyu ve salınım şekli vardır. Her madde atomların elektron yapısından dolayı elektromanyetik bir ışınım yayar. Bu ışınım deneysel ortamda ölçülüp kaydedilebilmektedir. Her ışınımın kendine özgü dalga boyu, derinlik, uzunluk, salınım hızı gibi karakteri vardır ve her madde için farklılık gösterir. İnsan bedenindeki hücreler de birbirleriyle belirli dalga boyundaki frekanslarla iletişim kurar. Sağlıklı olan insan ile sağlıksız insandaki frekans yapıları birbirinden farklıdır. Hastanın frekansının içine etki eden yabancı frekanslar, alerjenler, virüsler, bakteriler ve yabancı zararlı maddeler normal frekans düzenini bozarlar. Vücuda giren bir toksin rahatsız edici titreşimler sayesinde hücreler arasındaki diyaloğu bozabilir. Nikotin gibi rahatsız edici ve sağlığa zarar veren toksin kötü bir frekans şekline sahiptir ve uyum bozucu niteliktedir.

Sigaranın da bir dalga şekli ve frekans özellikleri vardır. Biyorezonans yöntemi ile önce insan vücudundaki sigara ile oluşan ışınımın dalga özellikleri ölçülerek tespit edilir. Sonra bu ışınıma onun özelliklerine zıt karşıt dalga gönderilerek sıfırlanması sağlanır. Yani bir ayna kullanılmış gibi titreşimleri ters çevirerek geriye vücuda vermek, zararlı olan ışınımın yok edilmesini sağlar ve hücreler arası uyumu yeniden oluşturur.

Biyorezonans Terapisi Hangi Alanlarda Uygulanır?

Genel olarak organizmanın kendisine zararlı olan zehirli maddelerden temizlenmesi işlemine  detoksifikasyon adı verilir.

Bir detoks yöntemi olan Biyorezonans,  kronik ve akut alerjiler, ağrı ve migren tedavisi, geçirilemeyen sistitler, geçirilemeyen veya tekrar eden enfeksiyonlar bağışıklığın düşmüş olduğu durumlar, düşkün bünyelerde kişinin ameliyata hazırlanması ve direncinin arttırılması, bağırsakta fazla mantar üremesi sonucu olan birçok kronik hastalığında tedavisinde, kronik yorgunluk sendromu, sigara, alkol, madde bağımlılıklarını terapi etmek için konusunda uzman ve tecrübeli hekimler tarafından uygulanır.